|
- DILIM SENI DILIM DILIM DILERIM
Bülbülün çektiginin dili belasi
oldugunu bilirsiniz.Sair de suçu diline yükleyip,
“Dilim, seni dilim dilim dilerim!” lafini
etmistir ki, bu misranin, insanin vicdanini sizlatasi
bir iç derinligi vardir.
Vicdan dedigimiz sey, ne kadar insan varsa o kadar
çesitlilik arz eder ve parmak uçlarimizdaki
desenler gibi vicdanlarimiz da farklidir. Elim bir
hadisede ayni aciyi duyan iki insan olmadigi gibi,
bir insanin digeriyle ayni dozda ve tonda sevindigi
de vaki degildir. Nasil insan olarak farkliysak, begenilerimizin
farkli ayarlari, nefretimizin farkli koyuluklari varsa,
vicdanlarimiz da farklidir. Bir dilenciye cebindeki
kurusu firlatarak vicdaninin sesine kulak verenler
oldugu gibi, cüzdanini bosaltarak vicdanini rahatlatanlar
da vardir.
Susmak da yerine göre konusmaktir. Mimiklerimiz,
el kol hareketlerimiz simdilerde “vücut
dili” diye tesmiye edilen türlü hal
ve tavirlarimiz da “konusma” dairesinde
yer alir. Buradan bir yere gelebiliriz: Vücudun
da bir dili var!
Yalnizca vücudumuzun mu dili var?
Elimizin bir dili var. Bu Allah’in her ele verdigi
yeteneklerin ötesinde, bizimle birlikte gelisen,
degisen, dönüsen bir dildir. Onun için
dervisin eli farkli konusur, sairin eli farkli, kuyumcunun
eli farkli, testicinin eli farkli konusur. Yaptigimiz
is gide gide elimize bir dil bagislar.Bir zamanlarin
moda siyasi deyimiyle söylersek “tespih
çeken el ile tetik çeken el”lerin
dilleri de farkli farklidir.
Gözlerimizin dili farklidir. Bir ressamin gözlerinin
renklerle uyusmasi, onlarla ünsiyet kurmasi,
dost olmasi, o gözlerinin dilinin nelere kadir
oldugunu gösterir. Bunun gibi, bir kumas tüccarinin
gözleri de, kumaslara ayarlanmis bir dil tasir
yedeginde. Bir muhasebecinin gözleri bütün
rakamlarda takdim tehir arar.
Bunun gibi, kulaklarimizin dili de farklidir. Klasik
müzik egitimi alan bir kulakla, yalnizca kaval
sesine asina bir kulagin ayni dili konustugunu söylemek
mümkün degildir. Annenin bebeginin aglama
sesine ayarli kulak dili, devâsâ sehirlerde
ezana duyarli müminin kulak dili, ne bileyim,
uzaktan duydugu Müslüm Gürses sarkisinin
canli mi, kasetten mi, yoksa tas plaktan mi oldugunu
çikarmaya ayarli fanatigin kulak dili, ayri
dillerdir.
Damaklarimizin dilleri de farklidir; yüreklerimizin
dilleri de... Hatta bakisimizin, duyusumuzun, hissedisimizin
farkli farkli dillerde gerçeklestigini söylemek
abarti olmayacaktir.
“Insan daga ne söylerse, dag insana onu
söyler.”
MEHMET BERAT IRMAK
|