


- GÜLMEK SANA YASAK DOSTUM!
Madem ki Islamin Her Derdine Razi Oldugunu Bildiriyorsun..
Sana daha önce "Aglama ne olur gül artik.
Gülmek senin hakkindir."demistim.
Simdi ise "Sana gülmek yasak"diyorum.
Sanma ki bu bir çeliski; sanma ki bunlar birbirine
mâni.
Aksine bunlar birbiriyle iç içe...
Gülmek,üzerine yüklenen ebedî dâvânin
agirligindan gafleti anlatiyorsa;o sana yasak!..
Eger ebedî dâvânin bayragini bir adim
götürme nimetine nâil olmanin sükür
ve sürûrunu temsil ediyorsa,elbet gülmek
hakkindir.
Aglamak bedbinlige ve sevksizlige alem olmussa aglama!..
Yaziktir gözyaslarina...
Eger îman bayragini ötelere götüremenin
izdirabi, gayrin dertlerini düsünme faziletinin
ifâdesi ise agla,
Hem de sel gibi gözyasi dök!...
O yaslar bir gün rahmet bulutu olup seni gölgeler,hatta
yagmur olup âb-i hayat sunar.
Sen öyle bir duygu girdâbindasin ki;kurtulamazsin.
Sen; gülmek -aglamak,sevmek-sevilmek,konusmak-susmak
gibi zitlarin belki de vefâsizliklarin,kadirsinassizliklarin
sâhillerine ugrayan helezonik bir güzergâhin
yalniz yolcususun.
Senin yolunda yalniz dikenler ve çakillar degil,pusu
kurmus çakallar da var.
Senin yolunda maddî ve mânevî menfaatlerden
de öte,bir ulu gaye için çirpinmak
var.
Neylersin sen buna gönüllü tâlip
olmussun. Sen kâinâti kucaklayan bir ulu
ideale bas koyacak fitratta dogmussun.
Küçük hülyâlarla nasil avunursun?
Sen her seyin sâhibine gönül vermissin,bir
seyde nasil bogulursun?...
Sen kendini baskasiyla mukâyese edemezsin,çünkü
sen farklisin!..
Sana bazen aglamak yasaktir! Kan kussan kizilcik serbeti
içmis gibi duracaksin.
Sana bakis sevk alanlari üzmemek için gözyaslarini
içine gömüp,bagrina tas basacaksin...
Sana bazen gülmek yasaktir! Herkes sen sakrak iken,sende
derin bir tefekkür hâli,bir agirbaslilik,bir
vakar görülür.
Belki de tebessümünle iktifa edersin;çünkü
sen zerre kadar zamanda kaybolmaz,asirlar ötesini
düsünürsün.
Gün olur,bir ulu hizmetin pesinde yalniz kosturur,türlü
fedâkârliklara katlanirsin.
Belki umdugunu bulamaz, belki destek beklediklerini
ilgisiz görürsün...
Nice zamanlar dogru bildigin yolda yalniz yürümege
mecbur kalirsin....
Sakin sakin, sana el uzatmayan zavallilar grubunun sahte
saâdetlerine imrenme!
Onlara kizma,adâvet etme. Sadece aci...
Çünkü sen farklisin dostum!
Allah sana baskalarinin dertleriyle dertlenme fazileti
vermis.
Senin beynin enbiyalar ,evliyalar, sâlihler, siddiklar
ve mücahitlerin mefkûresiyle doldurulmus.
O nuranî zincire bir küçük halka
olmak,o ulvî kervanin pesinden kosmak,o mukaddes
ayaklarina toz olmak istedigimiz dava ehlinin bir küçük
ferdi olmak arzusu vermis;
Ne diye küçük düsünüp,hislerini
dünya için hebâ edeceksin? Sen farklisin
dostum çok farkli!
Ömründe seni bir kere dahi düsünmeyen,sana
zerre kadar menfaati dokunmayan kisinin imanini kurtarmak
için çirpiniyorsun.
Onun için çalisiyor,programlar yapiyor,diller
döküyorsun. Neylersin ki elinde degil,baskasini
düsünmeden edemiyorsun. "Bos versene"
diyemiyorsun.
"Aldirma da geç git"diyenlere kulak
asmiyorsun, "Milleti sen mi kurtaracaksin?"
diyenlere : "Evet ben kurtaracagim! Var mi bir
diyeceginiz!" diye haykiriyorsun...
Sen gönüllü bir mahkûmsun dostum!
Sâniyeleri Allah yolunda hizmetle geçen
bir çelik duvarla örmüssün çevreni.
Sen kendi mahpushâneni kendin yapmissin,ne diye
disaridaki aylaklara imreneceksin?
Sen seni seninle mukayese et. Sen baskalarina bakip
da "o niye böyle? Su niye söyle?"deme.
Sen kendi kabiliyetlerini,kendi duygularini aksa'l-gayâta
çikar.
Sen kendinle yaris!..
Bu hükümet-i cumhuriyenin tek memuru ben miyim?"deyip
el etek çekme! Bu senin davandir...
Unutma! Problemler küçük insanlarin
sevkini kirar,büyük insanlarin azmini artirir.
Sen büyük insansin. Çünkü
büyük ve ebedî bir davaya gönül
vermis,bas koymussun. Siradaglar gibi problemlerle çevrilsen
takma kafana!
Bu dava büyükse sahibi de büyük.
Senin gibi ihlasli,cevval kahramanlari yalniz mi birakir?....
Zübeyr Gündüzalp
|


|
|