| GÖNÜLE DOGRU
UZUN BIR YÜRÜYÜSTÜR HAYAT
- Anneannemin anlattigi bir masalda Ercin’le Gürcin
vardi. Iki köylü kadin. Komsu köye evlenen
kizlarini ziyarete giderken rüzgârda sallanan
çalilari görür, “Bak nasil da
üsümüsler, tir tir titriyorlar.”
deyip sallarini örterlerdi çalilara.
Masal bu, güler geçeriz.
Geçeriz geçmesine de, bir gün bir
çalinin, ayagimiza takilan bir tasin, kaçirdigimiz
bir ilmegin hesabiyla kalakaliriz.
Selamsiz sabahsiz geçtigimiz yollarin hesabiyla
kalakaliriz.
Pencerelerde biraktigimiz yüzlerden, unuttugumuz
sözlerden soruluruz.
Yoklugumuzda üsüyen dallardan soruluruz.
Kapilari kapamisiz; içerdeyiz, rahatiz, eminiz.
Lakin kapinin önünde kalanlardan soruluruz.
Biz tatli uykulardayken acilar içinde geçen
hayatlardan soruluruz.
Akar gideriz aldirmadan yollarda. Lakin yolda düsenlerden,
yolda kalanlardan soruluruz. Yolu kaybedenlerden, yollarda
kaybolanlardan soruluruz.
Atilivermedik hayata çünkü.
Dogdugumuz topragin bir hakki vardir üzerimizde.
Topragimiz bizi bekler, bizi özler.
Dal dal agaç olur bekler.
Yaprak yaprak gül açar bekler.
Sararir solar, bekler. Kurur bekler.
Toprak olur bekler.
Elimizde bir fidanla dogariz. Kiyametimiz geldiginde,
fidanimiz elimizde kuruduysa bizi bir derin âh
bekler.
…
Gönüle dogru bir uzun yürüyüstür
hayat.
Çiçeklidir de, sabir ister de, uzundur.
Adim adim emek ister de, uzundur. Yoksa bir anlik akistir.
Kimler bulur yolu? Kimler kaybolur yollarda, yollarda
akarken?
Hangi bir ani hissettik, hangi bir animiza sahit tuttuk
gönlümüzü, bize kalan onlardir.
Bir tek izdir belki, ama saglam bir izdir. Silinmeyecek
bir izdir. Asla kopmayacak bir kulptur. Dura dura, düse
kalka hiçbir yere gidemedik belki. Sehirler asamadik,
kitalardan geçemedik. Lakin bir uzun yürüyüstü
ki bizimkisi, düstükçe topragi gördük,
topraga degdik. Topraga varmadan yolun sonunu bildik.
Gönlümüze ermeyi menzil bildik de, en
uzun yürüyüstü bizimkisi. En uzaklara
gidenlerden çok daha uzun bir yol gittik. Her
adimi sinemize kelime kelime yazildi çünkü.
Bizim bir yolumuz oldu adimlarimizdan, düsüp
kalkmalarimizdan.
Bir yapragin hayaline dalmalarimizdan.
Topraga ayak basmanin bir tadi vardir.
Adimla açilan yollar yesildir, çiçeklidir.
Patika yollarin bir hikâyesi vardir.
Bir gün dili çözülür duvarlarin,
daglarin, dallarin. Anlatirlar anlatirlar…
“Âh bir dili olsa da anlatsa!” Derdik
ya, simdi sussunlar isteriz.
Bir arpa boyu yol gitmis olmayi gerçekten isteriz.
Adim adim islerken keyfini sürseydik de, selamsiz
sabahsiz geçtigimiz o kadar yolun yüküyle
gelmeseydik...
Herkes yalanladiginda, gönlümüz dogrulasaydi
bizi...
ZEHRA KORKMAZ
|