


- Gercege Ucan Hollandali
Islamiyeti secmesi uzerine Hollanda'yi adeta sarsan
ve ulkesindeki olaganustu imkanlari hice sayan Muhammed
Said'in esi Melike hanimdan dinliyoruz:
O,muslumanlarin hayatina oldugu kadar olumlerine de
yakinlik duyuyordu.Hatta,ilk Istanbul seyehatinden,musluman
olarak dondugunde,Holanda gazetelerine beyenat verdi.Bir
cumlesi cok ilgi cekicidir:"Turkler kardes gibi
yasamasini ve kardes gibi olmesini biliyorlar.Cunku
mezarlari bile yanyana,omuz omuza,sirt sirta"
Melike hanim,Stokholm'de ogretmenlik yaparken,sanata
olan ilgisini bilen dostlari Zef Clement'ten bahsetmisler.Gidis
o gidis...Tanistiklarinin ucuncu gunu evlenmisler...Fakat
diyor:"ilk esimden ayrilmistim ve evlenmeyide yillardir
hic dusunmemistim.Nasil oldu anlayamadim,evlenmistik."
Bir yaz tatilinde,onu ailesi ile tanistirmak icin Istanbul'a
geliyorlar.Ucakta Zef Clement diyor ki:"Istanbul'a
iner inmez dogru camiye gidecegiz,Ve ben;seni,bu ulkeyi
ve islamiyeti tanidigim icin Allah'a dua edip sukredecegim."
Istanbul'a geldiklerinde aksam uzeri oldugu icin,Melike
Hanim"bu saatte camilar acik olmaz,yarin gelir
dua edersin"diye onu eve goturuyor.Melike Hanim
cok acik sozlu,durust bir insan."fakat"diyor,"ben
o zamana kadar camiye gitmemistim.Gerci inancli bir
muslumandim,ama dinimi hic bilmiyordum.Dukkanlar gibi
camilerinde kapanacagini dusunmustum o saatte"
Sabahleyin ilk isi hemen bir cami aramak oldu.Ben,babamin
tavsiyesiyle bir basortu alarak onu yakinimizdaki Erenkoy
Galip Pasa Camiine goturdum.Tabi bilmedigim icin imami
buldum ve musluman olmayan esimin camide dua etmek istedigini
soyledim."Neresinde,nasil dua edilebilir"
diye sordum.Imam:"Burasi Allah'in evidir,neresinde
nasil isterse Allah'a dua edebilir"dedi.Bunu Zef'e
soyledigim zaman cok sevindi.
Hemen ayakkabilarini cikardi ve buyuk bir heyecanla
camiye girdi.Bende heyecan ve saskinlikla arkasindan
girdim...Merak ediyordum,O nerede ve nasil dua edecek,sukredecek
diye...Dogruca gitti ve secde vaziyetinde yere kapandi...
Ben biraz gerisinde belki yarim saat bekledim.Artik
endise ediyordumki,basini kaldirdi.Yuzu o ana kadar
hic gormedigim bir bicimde nurlanmisti...Cikarken camideki
tesbihleri gordu.Onlarla ne yapildigini sordu ve cok
hoslandi.Bir tane satin almak istedi.Avrupa'daki kiliseler
gibi zannetmisti camideki esyalari.Cunku oradaki kiliseden
mukaddes ibadet araclarini satiyorlar.O'na bunlarin
satilik olmadigini,ancak camide kullanabilecegini soylediler.Fakat
bir tanesini kendisine hediye ettiler.O da onu alip
boynuna takti kolye gibi...
Disari ciktigimizda Zef'in heyecani hala gecmemisti.Uzun
bir suskunluktan sonra aynen sunlari soyledi:"Camideki
duam sirasinda,gokten helezoni bicimde bir nur indi
uzerime...Ben orada Allah'in nurunu gordum...O alemden
zamanlar boyu ayrilmayabilirdim,o kadar tatli idiki..."
Zef Clement
|


|
|