
- NAMAZ en büyük zikirdir.
Namaz, suurlu bir tarzda, ahidlerini yenilemek için
Allah’in huzuruna çikmak demek.
Her namaza durusta Rabbin huzuruna çikarken
<<arinmislik>> hissini kusatabilmek gerekiyor.
Yani kalbimizden emin olmak...
“Yüregim, Senin huzuruna çikarken
ak-paklik içinde Rabbim, bak kalbime...”
diyebilmek.
Ihdines-siradel müstaqim. Dünyada dogru
yolda yürümeyi basarabilenler, ahirette
siratta da yürümeyi basaracaklardir.
Müstaqim olmak iki seyi gerektirir;
Hududullah’in yani, Allah’in koydugu sinirlarin,
ölçülerin çerçevenin,
hayat yorumunun farkinda olmak,
Yasayan her seyi ayristirmak...
Müstaqim olmak, tuz yalatilmis bir sürüyü,
derenin içinden su içmeden geçirmek
gibi....
Ilk sart, Allah’in yeryüzünde nasil
bir insan istedigin farkinda olmak... Bunun için
de Rasulullah’in hayatini hece hece okumak gerekir.
Sonra gündelik hayatimizi ayristirmak... Ibadeti,
siyaseti, is hayatini, insanlarla iliskileri, yazi
yazmayi, aile iliskilerini, devlet sorumluluklarini...
düsünceyi, imani ayristirip süzmek...
Hududullah’i asmanin çikis noktasi, Allah’i
unutmamaktir hayatimizda...
Kalbimizde ve dimagimizda yasayan “Amentü
çerçevesini” adeta yeniden iman
ediyormus gibi ayristirmak gerekiyor. Bu, bizi, bizdeki
dönüsümün farkina varmaya sevk
edecektir. Dönüstügümüzün
farkinda olmazsak, hiçbir zaman tevbe gerekliligini
hissedemeyiz.

|