


- SEVGI CICEGI GOZYASI ISTER...
Günlük mesgalelerin dalginliginda dostlarimizi,
ailemizi, hatta kendimizi dahi unutabiliyoruz; hatta
ve hatta kutsal degerlerimizi. Saatler, günler,
haftalar geçiyor, hiç hatira bile gelmiyor
Allah ve Rasûlü. Para'nin dinden daha önemli
görüldügü talihsiz bir zaman diliminde,
bâtil bir mekan cografyasinda ma'kul gibi gelebilir
insana bu hal-i pürmelal ilk anda. Fakat bizi
ve bütün evrenleri sevgisiyle mayalayarak
yaratan Mevlâ'mizi unutmak, her zerre, her nesne
ve her hadise Onu bildirirken Ondan habersiz yasamak..
bu kadar gafleti, zerre kadar imani, iz'ani ve insafi
olan hiçbir kalp kabul edemez.
En büyük ihsanlara mazhar olmasi hasebiyle,
Allah'i herseyden ve herkesten çok sevmesi
gereken insan, bu sevgisini hayatindaki isabetli tercihleriyle
ispat etmelidir. Kalp kiblesi daima semavî hosnutlugu
göstermeli. Insan, iliklerine kadar duyurak "Ey
sevgili, en sevgili!" diyebilmeli Allah'a
ve derken de, bu kavlî ilan-i muhabbetini, hâliyle
ve fiilleriyle ispat etmelidir; Onun emirlerine itaatle
ve yasaklarindan da kaçinmakla temellendirmelidir
ki samimiyeti anlasilabilsin, dogrulugu gözüksün
ve tutarliligi belirginlessin...
Malum, iman olmadan cennete girilmez, Allah sevilmeden
de iman edilmis olmaz. Allah'i herseyden daha çok
seven kisi, imanin tadini tatmistir diyor Peygamberimiz
(sallallâhü aleyhi ve sellem). Hangi dilden
veya dinden olursa olsun ve hangi ismi verirse versin,
herkes: "Biz Allah'i seviyoruz."
diyor. "Seviyorum!" Bir söz
hepsi. Günümüz asik edebiyatinin en
bayagilastirilmis ifadesi, fakat hala en kutsal kelimesi.
Oysa özden baglilik, hatta küliyyen bagimlilik
gerek. Zira seven sevdigine baglanir, daima onunla
baglanti halinde olmak ister. Neden insanlar internette
chat odalarýnda yazisa yazisa, konusa konusa
sabahlarlar, neden mail kutularý dolar dolar
bosalir, niçin cep telefonlarý mesaj
mesaj üstüne en çok asiklar arasinda
gece-gündüz demeden kullanilir. Çünkü
sevgi bu, daima on-line olmak ister, top-one kalmak
ister. Allah asiki evliya kadinlardan Rabiatü'l-Adeviye'nin
ifadesiyle: "Seven sevdigini çok anar."
ve çok arar.
Su ölümlü dünyada bütün
sevimliler ve sevgililer bizi birakip gitmezden önce,
hani o çok sevdigimizi söyledigimiz Allah'imiz
tarafindan sevilir hale gelebilmeliyiz ve sevgili
bir kul olarak rahmetine yürüyebilmeliyiz;
tâ ki Onun tarafindan sevinçle ve güleryüzle
karsilanabilelim... Bunun için de Allah'i ya
aklen, ya kalben ya da hissen hiç unutmamak,
daima hatirda tutmak; her ânda Onu aramak ve
her yerde Onu anmak.. Ona sevgimizi kuru bir sözden
ibaret görmemek; belki ona vuslat yolunda sorumluluklarimizi
yerine getirmek ve bazi mesakkatlere katlanmak lazimdir.
Bir tarafta gülünceye kadar aglayanlar var,
diger tarafta ise aglayincaya kadar gülenler.
Sevgi, güldürünceye kadar aglatir;
aglatirsa, daha dogrusu ugruna aglanirsa güldürür
insaný sevgi. Madem kaderimizi -bir anlamda-
gözyaslarimiz belirliyor. Kalbimizdeki Allah
sevgisi de bir çiçektir, onu kuru sözlerimizle
degil, gözyaslarimizla sularsak yasatabilir ve
onun bire bin veren semeresini devsirebiliriz. Allah'i
için için yanarak, sizim sizim sizlayarak
ve erim erim eriyerek sevmekle mümkün yani
bu. Kisacasi ve açikcasi, gönlümüzdeki
ilahî sevgi çiçeginin çekirdegini,
ibadet topragi üzerine dikip sürekli marifet
suyu ile sulamaliyiz ki rýza-i ilahi meyvelerini
derebilelim.. ve neticede firdevs cennetlerinde sonsuz
ve sinirsiz saadetlere erebilelim...
MUSA HÛB
|


|
|