SEYTAN
Temiz söz, hakikatten uzak olan
gönüllerde karar kilmaz, nurun aslina dek
gider.
Çarpik ayakkabi, nasil çarpik
ayaga uyarsa, seytan' in afsun ve efsanesi de
dogru olmayan gönüllere uyar. (2/25/ 316-317)
Kim seni haktan, hakikatten sogutursa
bil ki seytan o adamin içindedir.
Derisinin altinda gizlenmistir.
Böyle bir adamin içine girip
böyle bir adamin sûretine bürünüp
seni
aldatamazsa hayâline girer de seni o hayâlle
kötülüge sevk eder.
Seni gâh gezip eglenme, gâh
dükkan açip alisveris etme, gâh
ilim ögrenme,
gâh ev bark kurup çoluk çocuk
sahibi olma hayâllerine düsürür.
Kendine gel, hemen "La havle"
de. Ama sade dille degil; candan, gönülden!
(2/49/639-642)
Nefisle seytan ise ezelden bir oldugundan
Âdem'e düsmandir, ona haset edip
durur.
Âdem'i bedenden ibaret görüp
ondan kaçmis, ona secde etmemistir. Fakat onu
emniyete mazhar olmus bir nur olarak gören karsisinda
egildi, secde etti.
Melekle aklin... o ikisinin gözleri
Âdem'i görüp nurlandi. Seytan ile
nefsin... bu ikisinin gözleri Âdem'i ancak
toprak olarak gördü.
(3/261/3197-3199)
Nefisle seytan, ikisi de birdir... sûrette
kendisini iki gösterdi.
Melekle akilda birdir, hikmeti var da
onun için iki sûret oldu.
Içinde; akli olan, cana da düsman,
dine de düsman olan böyle bir düsmanin
var.
Bir an kertenkele gibi saldirir... derken
hemencecik bir delige kaçiverir.
Gönlün de nice delikleri var.
Her delikten bas çikarip durmada!
Seytanin insanlardan gizlenmesine, bir
delige girip saklanmasina 'hunus'
derler.
Onun gizlenmesi de kirpinin büzülüp
gizlenmesine benzer. Kirpi büzülür
de
kafasini çikarir, tekrar gizler ya... o da
öyle iste.
Allah, seytana "hannas" dedi.
Seytan, kirpinin kafasi-na benzer.
Kirpi, kötü avcidan ürker
de büzülür, basini gizler. (3/331-332/4053-4061)
Seytanlarin bagirislari, kötü
kisilere çobanlik eder. Padisahin sesiyse
velilerin bekçisidir.
Bu sûretle birbirinden uzak olan
bu iki ses birbirine karismaz. Tatli
denizden bir katra bile aci denize tasmaz. (3/ 355/4343-4344)
Iyiyi-kötüyü fark eden
adamla oyun olmaz; hele ada-min bu fark edis ve akli;
gayplari görür, söylerse!
Hiçbir büyü, hiçbir
seytanlik ve hile, devlet sahibi olanlarin gönüllerine
perde geremez. (4/105/1273-1274)
Acele, seytan'in hilesidir; sabir ve
tedbir, Allah'in lütfu." (5/211/2570)
Allah, seytan içinde bir çesit
örnek gösterdi. Hilelerle seni savasa sokar.
"Ben seninleyim, sana yardim eder,
tehlikelerde senin önüne ben düser,
tehlikeye ben kosar, gögüs gererim.
Oklara siper olur, dara düstün
mü seni kurtaririm.
Senin sürçtügün
yerde ben canimi feda ederim. Sen Rüstemsin,
bir aslansin.
Yürü, ercesine karsi dur."
Diyerek bu isvelerle seni küfür
yoluna getirir, o hile, düzen çuvalina
sokar.
Fakat ayagini attin da hendege düstün
mü agzini açar, kahkahayla gülmeye
baslar.
Sen, "aman ya hû" dersin,
gel ümidim sende." O, "hadi, hadi"
der., "ben
senden bikmisim, zaten.
Allah'in adaletinden korkmadin, bense
korkarim. Ellerini çek benden!"
Allah da "onda zaten iyilikten
eser yoktur. Simdi bu hileyle nasil, nerde
kurtulacaksin?" dedi, ya.
Bos karin,seytanin zindanidir. Çünkü
ekmek derdi, onun hilesine düzenine
manidir.
Dolu karin, bil ki, 'seytanin pazari'
dir. Seytan tacirleri orada gürültü
eder, dururlar. (6/376/4727-4728)
Seb-i Aruz Hatirasina